Hadisler, Dualar ve Sureler

Günlük senelik dua, Mübarek gün ve gecelerde okunan Dualar, hadisler, nazar duasi, Kandil mesajlari, bayram msji, berat kandili msjlari,miraç mesajı

Msn Web Tv Dizisi Otomobil Dini Bilgiler Spor Gazeteler Arkadaş Kısa Msj Resimler Oyun Elisi-Örgü Tatil Ruya-Burc Siyaset Site Ekle Reklam
Google

2/9/2007 : RAMAZAN BAYRAMI

Müslümanların iki büyük bayramından biri. Ramazan ayında tutulan bir aylık orucun bitiminde Şevval ayının ilk üç günü müslümanların bayram günleridir. Ramazan bayramına, o gün fıtır sadakası verilmesinden dolayı "Fıtır bayramı" adı da verilmektedir.

Resulullah (s.a.s) Medine'ye hicret ettiği zaman Medinelilerin eğlenip neşelendiği iki bayramları vardı. HzPeygamber Medinelilere özgü olan, cahiliye izleri taşıyan bu bayramların yerine bütün müslümanların  sevinip eğleneceği İslâm'ın iki bayramını onlara haber verdi: "Allahu Teâlâ size, kutladığınız bu iki bayramın yerine, daha hayırlısını, Ramazan bayramı ile Kurban bayramını hediye etti" (Sünen-i Ebû Dâvud, Salat, 239). Bayram, Ramazan çıkıp bayramın başladığı Şevval hilalini görmekle, havanın bulutlu olması durumunda da Ramazan'ı otuz gün tutmakla başlar. Ramazan'ın yirmi dokuzunda hilal görünürse, ertesi gün Şevval'in biridir ve bayram yapılır (Sünen-i Ebû Dâvud, 3/306).

Ramazan bayramı, bir aylık oruçtan sonra yeme-içmenin ve her türlü helal nimetten yararlanmanın mübah olduğu; müslümanların eğlenip birbirlerini ziyaret ettikleri, hediyeleştikleri; çocukların, fakirlerin ve kimsesizlerin sadaka verilerek sevindirildiği; kısaca İslâmî kardeşliğin toplumun her kesiminde canlı olarak yaşandığı; bütün bunlarla birlikte Allah'a karşı da sorumluluklarının bilinciyle topluca namaz kılıp birbirine nasihat ettikleri sevinç günleridir. Ramazan bayramında yapılması vâcib olan fıtır sadakası vermek, bayram namazı kılmak gibi ibadetlerin yanında sünnet, müstehab olanları da vardır. Ramazan'ın ilk gününde oruç tutmak ise haramdır.

Ramazan bayramı sabahı erken kalkıp bayramın canlılığını hissetmek, diğer günlerden farklı bir gün olduğunu görmek, cünüp olsun olmasın guslederek temiz (mümkünse yeni) elbiseler giymek, pis kokulu yiyeceklerden uzak durmak, ağzı misvaklayıp fırçalamak, güzel kokular sürünmek, saçı-sakalı, tırnakları ve vücudun diğer yerlerindeki kılları sünnete uygun bir şekilde temizleyip düzene koymak, İslâm'ın adabından olan güzel şeylerdir ve müstehabtır. Ayrıca fertlerin birbirine karşı diğer günlerden daha fazla güleryüzlü davranması, neşeli görünmek, topluca bayram namazına gitmek; namazdan önce varsa hurma, hurma yoksa tatlı bir şey yemek; bunun da bir, üç, beş gibi tekli olmasına dikkat etmek; namaza giderken Allah'ı zikretmek, karşılaşılan müslüman kardeşlerle selamlaşıp bayram sevincini paylaşmak, bu günü daha bir anlamlı kılacak davranışlardır ve Hz. Peygamber'in sünnetleridir. Yakın akrabaların birbirini ziyaret edip sorması, ihtiyaç içinde olanlara yardımcı olunması gerekir. Ana-babayı unutmamak, hiç olmazsa bayram  günlerinde kendilerini ziyaret edip gönüllerini almak müslüman evlatların terketmemesi gereken dinî bir yükümlülüktür.

Zengin olunsun fakir olunsun, bayram gününde güç yettiğince sadaka vermek, daha fazla müslümanla karşılaşıp sevinci paylaşmak için namaza gidilen yoldan gelmeyip başka bir yoldan dönmek sünnettir. Sadakaların dışında, üzerlerine vâcib olan müslümanlar, bayram namazından önce "fitre" adı verilen fıtır sadakalarını verirler. Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelîlere göre sadaka-i fıtır farz, Hanefi mezhebine göre vâcibdir (Tecrid-i Sarih, Tercümesi, 367). Bayram namazından sonra müslümanların birbirleriyle bayramlaşıp musâfaha yapmaları, kucaklaşmaları İslâm'ın hoş karşıladığı güzel geleneklerdir.

Sabah namazından sonra bayram namazına kadar hiç bir namaz kılınmaz. Bu konuda İbn Abbâs'tan gelen bir rivâyet şöyledir: "Nebiyyi Ekrem (s.a.s) fıtır bayramı günü yalnız iki rekât kıldırıp ondan evvel de sonra da hiç bir namaz kılmadı..." (Tecrid-i Sarih Tercümesi III, 174).

Bayram namazının cami-mescid gibi kapalı yerler yerine açık alanda, geniş ve düz bir meydanda kılınması sünnettir. Medine'ye bin arşın uzaklıkta bir yer vardı ki buraya "Musallâ" adı verilmişti. Bayram namazları da burada kılınırdı. Ebû Saîd el-Hudrî diyor ki: "Resulullah fıtır bayramı ile kurban bayramı günlerinde Musallâ'ya çıkardı. İlk başladığı şey namaz olurdu. Sonra namazdan çıkıp, cemaat saflarında otururken ayakta onlara dönüp vaaz eder ve istediklerini tavsiyede bulunurdu. Abdullah b. Sâib şöyle anlatır: "Resulullah (s.a.s) ile bayram namazında bulundum. Namazı bitirince; Biz hutbe okuyacağız, dinlemek isteyen otursun dinlesin,   gitmek isteyen de gidebilir" buyurdu (Ebu Davud II, 225).

Bayram namazlarında ezan okunmaz. Bu konuyla ilgili pek çok hadis vardır. Ancak, halkın namazı kaçırmaması için çağrı yapılabileceği yönünde mürsel hadisler de vardır. Örneğin, "Resulullah, bayramlarda essalâtü câmiah (Topluca namaz kılmaya buyrunuz) diye nidâ etmeyi müezzine emir buyurmuşlardır... Dolayısıyla bu rivâyeti kabul edip 'namaza gelin' gibi sözlerle namaza çağırmak mekruh olmaz. Ancak "Hayyaalessalah" gibi ezan cümleleriyle nidâ edilirse bu mekruh olur" (Tecrid-i Sarih, III, 181) diyen âlimler de vardır.

Kadınların bayram namazına gidip gidemeyecekleri konusunda da farklı görüşler vardır.

Peygamberimiz zamanında kadınların bayram namazına gittikleri bir çok sahih hadisle sabit olmuş bir gerçektir. Hattâ şu hadis hayızlı kadınların dahi namaza durmamak şartıyla namaz yerine gidebileceklerini göstermektedir:
Ümmü Atiyye'nin bildirdiğine göre
"Taze, kocaya varmamış kızlara, hattâ hayızlı olanlara varıncaya kadar bütün kadınlar namazgaha çıkar, o günün bereketinden nasiplenmek ümidiyle erkeklerle birlikte tekbir getirir, onlarla beraber dua ederlerdi. Yalnız, hayızlı olanlar Musallanın haricinde kalıp cemaatin tekbir ve dualarında hazır bulunurlar (namaza katılmazlardı)" (Tecrid-i Sarih, III, 183).
Diğer bir rivâyette İbn Abbas diyor ki:
"Resulullah, kadınların hutbeyi işitmediklerini düşünerek Bilâl'i alıp onların yanına geldi, onlara vaaz ederek sadaka vermelerini emretti. Kadınlar küpesini, yüzüğünü Bilâl'in eteğine atıyorlardı" (Sünen-i Ebu Dâvud, Salat, 239,241).
Bütün bunlara rağmen, ahlak ve namusa verilen değerin azaldığı, fitne ve fesadın  yaygınlaştığı ortamlarda kadınların cemaate katılmayıp evlerinde durmaları İslâm'ın ruhuna daha uygundur.

Ramazan bayramının tespiti kamerî aylardan Şevval hilalinin görünmesiyle olduğu için, hilalin görünüp görünmediği hakkında kesin bir sonuca varılamaz da Ramazan orucunun otuzuncu günü, o günün bayram olduğu anlaşılırsa, orucu iftar edip bayram yapmak gerekir. Ancak, bayram namazı öğle vaktine kadar kılınabileceği için, eğer o günün bayram olduğu öğleden önce anlaşılmışsa, bayram namazı hemen kılınır;  yok eğer öğleden sonra oruçlar açılmışsa, ilk gün bayram namazı kılınmaz. İkinci gün kılınıp kılınmayacağı konusunda İslâm âlimleri arasında görüş farklılığı vardır. "Bir grup insan (binek üzerinde oldukları halde)  Resuluüllah'a gelerek, bir gün önce hilali gördüklerine şâhitlik ediyorlardı. Resuûlullah onlara, iftar etmelerini, ertesi sabah da Musallâ'ya gitmelerini emretti" (Sünen-i Ebû Dâvud, II, 227) hadisini delil kabul  eden Hanefi ve Hanbelîler, bayram namazının ikinci günü kılınabileceği görüşündedirler. Şâfiîler bayram  namazını sünnet kabul ettikleri için, onlara göre ikinci günü kılınmaz.

Bayramlarda eğlenmek ve hattâ oyunlar oynamakta bir sakınca yoktur. Ancak, İslâmî kuralları, haramı, helali, utanma duygusunu, ağırbaşlılığı, israfı ve kâfirlere özenip onlara benzememeyi akıldan çıkarmadan,  müslüman şahsiyetine yakışır bir şekilde olmasına dikkat etmek gerekir.

Fedakar KIZMAZ
Şamil İslam Ansiklopedisi
Oruç
Oruçla İlgili Çeşitli Konular
Bir aylık dindarlık
Çocuklar ve Ramazan
Eski Ramazanlar
Hristiyanlıkta ve Yahudilikte Oruç
"Jetimam" Yahut Boşa Giden Teravih
Ramazan Bayramı
Orucunuz Hangi Cinsten?
Oruç Tutasınız ki Sihhat Bulasınız
Oruç Tutmak Ya da Tutturan Oruç
Oruç Tutmayanlar
Oruçtaki Güzellikler
Ramazan Ayı İbadet Ayıdır
Ramazan Ayının Fazilet ve Esrarı
Ramazan Ayının Üstünlükleri
Ramazandaki Hedeflerimiz Neler...
Ramazanda Nasıl Yemeli
Sahura Kalkalım
Sahuru Geciktirmekte Yarar Var
Seferi Hali ve Oruç
Temizlik İmanın, Oruç da Sabrın...
Teravih Namazı
Teravih Namazı Kaç Rekat ?
*************************
Ana Sayfa
Adak Orucu Tutan Adet Görürse
Adetli Kadının Oruçlu Gibi Durması
Fitre ve Fidye Arasındaki Fark?
Güneş  Doğduktan Sonra Adet
Güneş Doğduktan Sonra Adetten...
Hamile ve Süt Emziren Kadın
Hanımların Muayene Olmaları
Hayzı Geciktirerek Oruç Tutmak
Hurma İle İftar Etmek   
İftar Duası
Kadın Adet Olacağım Diye Tutmazsa
Kadir Gecesi...
Kefaret Gerektiren Haller
Oruç Bozmayı Mübah Kılan Haller
Oruçlu Yemeğin Tadına Bakabilir mi?
Orucu Bozmayan Şeyler Nelerdir?
Orucu Bozup Kazayı Gerektiren Haller
Orucun Fidyesi
Oruçluya Mekruh Olan Haller
Orucun Kısımları Nelerdir?
Oruçta Kefareti Düşüren Haller
Oruçun Şartları Nelerdir?
Ramazanda Hergün Niyet  Şartmı?
Uçakla Seyahat Edenin İftarı
Üç Aylarda Oruç
Yapılacak Bazı Dua ve İbadetler

Kategori: (oruc) :: Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!


::: Etiketler : Oruc, Orucu bozan haller, Oruclu, cinsel bilgiler, ramazan, ramazan ayı, teravih, zekat, fitre, ramazan bayramı

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:

0 yorum yazilmistir


« Sonraki Sayfa ...::: ANA SAYFA :::... Önceki Sayfa »

Dualar.Blogcu.Com bir KTC GRUP hizmetidir *Web Stats *KTC GRUP