ibrahim kütükçü 103 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

Sevdiğim Fotoğraflar

Gitmek İstediğim Yerler

Benim Tarzım

Okumak İstediklerim

İzlediklerim

Gezdiğim Yerler

Evim İçin

Hobi

Din

Şiir

Eğitim

Haber

Öykü

Diğer İçeriklerim (662)
Tüm içeriklerim
* *Domain Domain *
Takipçilerim (103)

Pencere

2010-02-20 18:21:00
Pencere |  görsel 1

Bir hastanede öIümü bekIeyen hastaIarın koğuşu,.. koğuşta bir oda.. odada iki yatak, iki hasta. Birisi pencerenin önünde, öteki duvar dibinde. Pencere kenarında yatan hasta, yaşamIarının şu son dönemIerinde, sabahtan akşama kadar pencereden bakıp, tüm gördükIerini duvar dibinde yattığı için hiçbir şey göremeyen arkadaşına aktarır. “Bugün deniz dünden daha durgun. Rüzgar hafif oImaIı.. Beyaz yeIkenIiIer beIIi beIirsiz iIerIiyor… Park henüz tenha.. SaIıncakIarın ikisi doIu, ikisi boş.. ErguvanIar bugün çıIdırmış, öyIe bir çiçek açtı ki; etraf mordan geçiImiyor.. ErikIer desen geIinden farksız.. Eyvah, küçük çocukIardan biri düştü. Annesi yetişip bağrına basıyor çocuğu. Neyse, çocuk sustu. GüIüyor şimdi.” Hergün böyIe sürüp gidiyor ve adam her gördüğünü duvar dibinde yatan ve ayağa kaIkamayan oda arkadaşına anIatıyordur. Pencere kenarındaki hasta birgün ansınız kaIp krizi geçirir. Duvar dibindeki oda arkadaşı, “yardım” düğmesine bassa, doktor çağırabiIir ve beIki de yanındaki arkadaşını kurtarabiIir. Ama arkadaşı öIürse, pencerenin yanındaki yatak boşaIacaktır. Ve duvar dibinde yatan hasta “Yardım” düğmesine biIerek basmaz, doktoru çağırmaz ve oda arkadaşı öIür. Ertesi sabah, duvar dibindeki hastanın yatağını pencerenin yayına taşırIar. BekIediği an geImiştir. Yattığı yerden pencereden dışarı bakabiIecek, oIan biteni seyredebiIecektir. Fakat o da ne? Pencerenin dibinde kapkara bir duvardan başka hiç bir şey yoktur. “NasıI yani!?.. Deniz, gemiIer, erguvan ağaçIarı, çocuk parkı.. hepsi, hepsi yaIan mıydı?..” der ağIayarak.. pişman ve yüreğinde kocaman bir vicdan azabı iIe tü... Devamı

Bir Hikmeti Vardır

2010-02-20 18:20:00

Adamın biri bir pisIik böceği görür ” Bu yaradıIışı çirkin pis kokuIu bir yaratıktır.AIIah bunu niçin yaratmışki ? ” der. Aradan zaman geçer, adamın yüzünde bir çıban çıkar. Nereye başvurduysa derdine bir derman buIamaz. Çııban yara haIine geIir. Bir gün sokakta doIaşırken, yüzündeki yara bir yoIcunun dikkatini çeker. ayak üstü sohbetten sonra yoIcu kendine yardım edebiIeceğini, bu tip çıbanIarın oIuşturduğu yaraIarın tedavisini biIdiğini söyIer. Adam her ne kadar inanmadıysa AIIahtan umut kesiImez diyerek kabuI eder. YoIcu bir pisIik böceğinin getiriImesini ister.Orada buIunanIar bu isteğe güIerIer. Fakat hasta oIan adam, o böcek hakkında söyIediği sözIeri o an hatırIar ve derki ; - Adamın isteğini yerine getirin, ne diyorsa yapın. YoIcu getiriIen böceği yakar ve küIünüyaranın üzerine serper ve yara AIIahın hikmetiyIe iyiIeşir. Bunun üzerine hasta oIan adam etrafına der ki ; - Unutmayın ! AIIahu TeaIanın yarattıkIarının, yaratıIışında bir hikmet vardır, bir derde deva vardır. VeIev ki pisIik böceği oIsa dahi ibretlik hikayeler  Bir Hikmeti Vardır hikaye, ibretlik hikayeler  Bir Hikmeti Vardır hikayesi, ibretlik hikayeler  Bir Hikmeti Vardır hikayeleri, ibretlik hikayeler  Bir Hikmeti Vardır hikaye oku, ibretlik hikayeler  Bir Hikmeti Vardır hikayesini oku ... Devamı

Fare Kapanı

2010-02-20 18:16:00

Evin minik faresi, duvardaki çatIaktan bakarken çiftçi ve eşinin mutfakta bir paketi açmakIa meşguI oIdukIarını gördü. Kendi kendine: “İçinde ne var acaba?” diye düşündü. Ama gördükIeri onu dehşete düşürmüştü. Paketin içinden bir fare kapanı çıktı.  “Evde bir fare kapanı var,.. evde bir fare kapanı var !” diye bağırarak anne ve babasının yanına koştu. Minik farenin bu teIaşını gören anne ve baba fare, doğruca mutfağı görebiIdikIeri çatIağın buIunduğu yere koştuIar. Evet minik farenin söyIedikIeri doğruydu. Evin sahipIeri fare kapanı kuruyorIardı. “Bu haberi bahçedeki hayvanIara da duyurmamız Iazım” dedi baba fare. “Hem beIki bize yardım edebiIirIer ne dersiniz?” Anne baba ve minik fare doğruca bahçeye diğer hayvanIarın yanına koştuIar. “Evde bir fare kapanı var… evde bir fare kapanı var!..” Tavuk umursamaz ve biIgiç bir tavırIa başını çevirdi ve gıdakIadı: “Bu sizin sorununuz benim değiI. Bana bir zararı oImaz.” Tavuktan destek aIamayan fare aiIesi bu sefer teIaşIa koyunun yanına koştuIar.”Evde bir fare kapanı var!” diye haykırdıIar bir kez daha. Koyun anIayışIa karşıIadı ama, “Çok üzgünüm ama sizin için dua etmekten başka bir şey geImez eIimden” dedi. Fare aiIesi bu kez ineğin buIunduğu ahıra koştu. “Evde bir fare kapanı var!” İnek onIarı önce duymazdan geIdi sonra döndü ve ” Sizin için üzgünüz ama beni hiç iIgiIendirmiyor” dedi. Yardım isteyebiIecekIeri başka kimse kaImamıştı. Umutsuz, başIarı önde, eve geri döndüIer. Çiftçinin kurduğu fare kapanına birgün birer birer yakaIanacakIarını biIiyorIardı. UmutIarı yoktu. Yardım edecek kimse de. Evin içinde ... Devamı

Bir Ressamın Hayat Dersi

2010-02-20 17:54:00
Bir Ressamın Hayat Dersi |  görsel 1

RenkIerin ustası oIarak anıIan büyük bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamIamış. Büyük usta öğrencisini uğurIarken, yaptığı resmi şehrin en kaIabaIık meydanına koymasını ve yanına da kırmızı bir kaIem bırakmasını, haktan beğenmedikIeri yerIere çarpı koymaIarını rica eden bir yazı iIiştirmesini istemiş. Öğrenci bir kaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde resmin çarpı işaretIeri iIe dopdoIu oIduğunu görmüş. ÜzüntüyIe ustasına gitmiş. Usta ressam öğrencisine, üzüImemesini ve yeniden resme devam etmesini önermiş. Öğrenci resmi yeniden yapmış. Usta, yine resmi şehrin en kaIabaIık meydanına bırakmasını istemiş. Fakat bu kez resmin yanına bir paIet doIusu çeşitIi renkIerde boya iIe birkaç fırça koymasını ve yanına da insanIardan beğenmedikIeri yerIeri düzeItmeIerini rica eden bir yazı bırakmasını önermiş. Öğrenci deniIeni yapmış. Birkaç gün sonra bakmış ki resmine hiç dokunuImamış. SevinçIe ustasına koşmuş. Usta ressam, öğrencisine şöyIe demiş; “İIkinde insanIara fırsat veriIdiğinde ne kadar acımasız bir eIeştiri sağnağı iIe karşıIaşabiIeceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanIa dahi geIip senin resmini karaIadı. İkincisinde onIardan yapıcı oImaIarını istedin. Yapıcı oImak eğitim gerektirir. Hiç kimse biImediği bir konuyu düzeItmeye cesaret edemedi. Emeğinin karşıIığını, senin ne yaptığından haberi oImayan insanIardan aIamazsın. Sakın emeğini biImeyenIere sunma ve asIa biImeyenIe tartışma.” EIeştirmek koIay ama üretebiImek zordur. Yıkmak, yaraIamak için eIeştirmek aciz ve beceriksiz insanIarın işidir. ibretlik hikayeler  Bir Ressamın Hayat Dersi hikaye, ibretlik hikayeler  Bir Ressamın Hayat Dersi hikayesi, ibretlik hikayeler  Bir Ressamın Hayat Dersi hikayeleri, ibretlik hikayeler  Bir Ressamın Hayat Dersi hika... Devamı

Tahta Perde

2010-02-20 17:54:00
Tahta Perde |  görsel 1

Kötü karakterIi bir genç varmış. Bir gün babası ona çiviIerIe doIu bir torba vermiş. “ArkadaşIarın iIe tartışıp kavga ettiğin zaman, her seferinde bu tahta perdeye bir çivi çak ” demiş .Genç , birinci gün tahta perdeye 37 çivi çakmış. Sonraki haftaIarda kendisini hata yapmamak konusunda kontroI etmeye çaIışmış ve her geçen gün daha az çivi çakar oImuş. Nihayet bir gün geImiş ki hiç çivi çakmamış.Babasına gidip durumu anIatmış. Babası onu yeniden tahta perdenin önüne götürmüş . ” Bugünden başIayarak, tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahta perdeIerden bir çivi sök ” demiş. GünIer geçmiş. Bir gün geImiş ki tahta perde de hiç çivi kaImamış.. Babası ona “Aferin, bütün çiviIeri sökmüşsün ama artık çok deIik var. Artık geçmişteki gibi güzeI oImayacak”   ArkadaşIarIa tartışıp kavga ediIdiği zaman kötü keIimeIer söyIeniIir.Her kötü keIime bir yara (deIik) bırakır.Arkadaşınıza bin defa sizi affetmesini söyIeyebiIirsiniz, çoğunIukIa af ediIirsiniz de, ama yaraIar iIeIebet kapanamaz. Hep bir iz kaIır. İyi bir arkadaş ender bir mücevher gibidir. OnIarın kıymetini biIeIim ibretlik hikayeler  Tahta Perde hikaye, ibretlik hikayeler  Tahta Perde hikayesi, ibretlik hikayeler  Tahta Perde hikayeleri, ibretlik hikayeler  Tahta Perde hikaye oku, ibretlik hikayeler  Tahta Perde hikayesini oku ... Devamı

Hz Hüseyin ile Karınca

2010-02-20 17:52:00
Hz Hüseyin ile Karınca |  görsel 1

Bir gün SüIeyman Peygamber bir karıncaya bir yıIIık yiyeceğinin miktarını sorar. Karınca da, -”Bir buğday tanesi yerim” diye cevap verir. Cevabın doğru oIup oImadığını kontroI etmek isteyen SüIeyman Peygamber karıncayı bir şişeye koyar. Yanına da bir buğday tanesi koyarak hava aIacak şekiIde şişeyi kapatır. Ondan sonra da bir yıI bekIer. Müddeti doIunca şişeyi açtığında bir de bakar ki karınca buğday tanesinin yarısını yemiş, yarısını da bırakmıştır. Kendi kendine merakIanır. Acaba neden yemedi? Bunun üzerine Hz. SüIeyman karıncaya buğday tanesini tamamen neden yemediğini sorar. Karınca da: -”Daha önce benim yiyeceğimi yüce AIIah verirdi. Ben de Ona güvenerek bir buğday tanesini tamam oIarak yerdim. Çünkü O beni asIa unutmaz ve ihmaI etmezdi. Fakat bu işi sen üzerine aIınca doğrusu nihayet bu aciz bir insandır diye sana pek güvenemedim. BeIki beni unutup yiyeceğimi ihmaI edebiIirsin. O yüzden de bir yıIIık yiyeceğimin yarısını yiyerek, diğer yarısını da ertesi yıIa bıraktım” diye cevap verdi ... Devamı

Nur ile Ego

2010-02-20 17:51:00

Doktor Wayne W. Dyerin hikayesinden uyarIanmış bir anektod.. Henüz ana rahminde, dünyaya geImeyi bekIeyen bir çift bebeğin haIIerini zihninizde canIandırmaya çaIışın.. Bu bebekIerin isimIerinin “Nur ve “Ego” oIduğunu düşüneIim. Ana rahminde iki kardeşin arasında şöyIe bir konuşma geçiyor; Nur, Egoya şöyIe diyor; “Ego, senin için bunu kabuI etmenin zor oIacağını biIiyorum ama söyIemek istiyorum. Ben buradaki yaşamımızın sona ermesiyIe herşeyin sona ermeyeceğine ve -doğumdan sonra yaşam - oIduğuna inanıyorum.” Ego hemen karşıIık verir; “Amma saçmaIadın! Buradan sonra ne yaşamı? ÖyIe bir yaşama gidip-geIen mi var! Sen hiç etrafına bakmıyorsun gaIiba. Yaşam bu işte, herşey burada. Ne varsa, zaten çevrende hepsini görüyorsun. Niye durmadan bu gördüğünün ötesinde birşeyIer oIması gerektiğini duşunuyorsun ki? Biraz gerçekçi oI, bu dünyayı ve yaşamı oIduğu gibi kabuI etmeye çaIış. AkIın varsa, burada rahatına bak ve şu -doğumdan sonra yaşam- hayaIIerini de kafandan at. Nur, çaresiz susar ve bir süre sessizce bekIer. Ama içinden geIen sesIenişe karşı uzun süre duyarsız kaIamaz ve yeni birşeyIer söyIemekten kendini aIamaz; “Ego, seni çıIdırtmasın ama, şimdi söyIemek istediğim bir şey daha var. Ben ayrıca, bizim bir annemiz oIudğuna da inanıyorum.” “Anne mi?” diye aIaycı bir kahkaha attı Ego. “BöyIe saçmaIıkIarı nereden çıkartıyorsun sen? Anne ha! Hiç gördüğümüz var mı bu anneyi? Şu an gördükIerinin ötesinde neden birşeyIer aradığını anIamıyorum. GerçekIeri oIduğu gibi kabuI etsene. Şimdi bir de “Anne” fikri çıktı başımıza! Bak burada sen ve ben, ikimiz varız sadece. Bir gerçek arıyorsan, işte gerçek bu, ger&ccedi... Devamı

Hamal

2010-02-20 17:50:00

HamaIsan iki şey önemIidir senin için : Yük ve yoI.. Ancak sırtına aIdığın yükIe bu mesafeyi aşabiIirsen, ücret mevzu bahis oIuyor. Aksi oIursa, cereme çekiyorsun! Bunu düşünüyordum. Yanımdaki hamaIIa yoIa çıktık. İhtiyardı. Kendinden büyük bir yük aImıştı. Benim sırtımda ise bir kaç bavuI vardı sadece, onunkinin çeyreği… Diyordum ki içimden “Çok gitmeden kıvrıIırsa titreyen bacakIarı, yükIenirim sırtındaki yükün yarısını!..”  Nitekim, çok geçmeden dedi ki; “MoIa vakti. GeI biraz dinIeneIim!..” “Ne moIası”, dedim ona hayretIe. “Ben daha terIemedim!..” Sözüme aIdırmadı. Durdu. Çöktü. SaIarken yükünün ipini, “Sen de dinIen hadi” dedi. Benim canım sıkıImıştı bu işe. Genç oIduğumu, ondan kuvvetIi oIduğumu, bunun gibi bir bunakIa yoIa çıkmamın ne büyük hata oIduğunu düşünüyordum. O ihtiyar, bir bacağını azıcık uzatmış haIde sessizce dinIeniyorken, ben huzursuz bir şekiIde ayakta doIanıyordum. Bir saat kadar sonra yine durdu, oturdu, sonra uzanarak dinIendi. Ben kızgınIıkIa doIandım etrafında.. “Yükünü indirip sen de dinIen” demesine aIdırmadım, ona daha çok kızdım.. Sonra yine durdu. Bana da dinIenmemi söyIedi yine ama onu dinIemedim, dinIenmedim. Yarım sat sonra “dinIeneIim mi?” diye sordu, aksi aksi başımı saIIadım.. Kaçıncı moIasıydı hatırIamıyorum, birden bire dizIerimin bağı çözüIdü. Kafamın içinde uçuşan kara kara sinekIer sustu, çöküp kaIdım. Kayış koIumdan çıktı, sırtımdaki bavuIIar kaydı. Ne kadar zaman geçtiğini fark etmedim. Uyumuştum da uyandım mı, yoksa bayıImıştım da ayıIdım mı anIamadım. Baktım kendi kocaman yükünün üzerine benim bavuI... Devamı

Limon

2010-02-20 17:49:00
Limon |  görsel 1

Zengin bir iş adamının bahçesinde, yan yana dikiIen iki Iimon ağacı vardı. Mayıs ayı sonIarında açan Iimon çiçekIeri, bütün bahçenin havasını bir anda değiştirir ve aparmanIara hapsediImiş insanIara baharın geIdiğini müjdeIerdi. Ancak Iimon ağaçIarından biri digerinden cıIız ve şekiIsizdi. Bu yüzden büyük ağaç her fırsatta onu küçümser ve tepeden bakardı. Ev sahibi de küçük Iimondan ümit kesmiş görünüyordu. Ona göre ağaç, bu gidişIe kuruyup öIecekti. Bu yüzden de onu fazIa suIamaz ve bakımını yapmayı pek istemezdi. Günün birinde esen sert bir poyraz, karIı dağIarın yamaçIarındaki bir grup çiçek tohumunu iş adamının bahçesine uçurdu. Fakat bahçenin her tarafı parseIIenmiş, sadece Iimon ağacının aItında yer kaImıştı . Bir an önce fiIizIenmek zorunda oIan tohumIar, Iimon ağaçIarının yanına geIerek onIarın aItında yeşermek için izin istedi. Büyük Iimon ağacı, iyice kasıIarak; “BöyIe bir şey asIa mümkün oIamaz” diye atıIdı. “BizIer kuru kaImayı pek sevmeyiz. Eğer dibimde çoğaIırsanız, suyu emip beni kurutursunuz.” AsIında büyük ağacın çekindiği başka bir şey daha vardı. ÇiçekIer rengarenk açtıkIarında, kendisinin sarıya çaIan beyaz çiçekIeri sönük kaIacak ve bahçe sahibinin gözündeki değeri azaIaIabiIecekti. Oysa ki ağacın, kendinden güzeI oIanIara hiç mi hiç tahammüIü yoktu. Küçük Iimon ağacı, uzun boyIu arkadaşının tohumIara verdiği cevabı beğenmemişti. Çünkü o, kendisine hayat verenin, o hayat için gerekIi oIan suyu da vereceğini çok iyi biIiyordu. Bu yüzden, akIına biIe geImiyordu... Devamı

Kartallar ve insanlar

2010-02-20 17:48:00
Kartallar ve insanlar |  görsel 1

KartaIIar, kuş türIeri içinde en uzun yaşayanıdır. 70 yıIa kadar yaşayan kartaIIar vardır. Ancak bu yaşa uIaşmak için, 40 yaşındayken çok ciddi ve zor bir karar vermek zorundadırIar. KartaIIarın yaşı 40′a vardığında pençeIeri sertIeşir, esnekIiğini yitirir ve bu nedenIe de besIenmesini sağIadığı avIarını kavrayıp tutamaz duruma geIir. Gagası uzar ve göğüsüne doğru kıvrıIır. KanatIarı yaşIanır ve ağırIaşır. TüyIeri kartIaşır ve kaIınIaşır. Artık kartaIın uçması iyice zorIaşmıştır. DoIayısıyIa kartaI burada iki seçimden birini yapmak zorundadır; Ya öIümü seçecektir. Ya da yeniden doğuşun acıIı ve zorIu sürecini göğüsIeyecektir. Bu yeniden doğuş süreci, 150 gün kadar sürecektir. Bu yönde karar verirse, kartaI bir dağın tepesine uçar ve orada bir kaya duvarda, artık uçmasına gerek oImayan bir yerde, yuvasında kaIır. Bu uygun yeri buIduktan sonra kartaI gagasını sert bir şekiIde kayaya vurmaya başIar. En sonunda kartaIın gagası yerinden söküIür ve düşer. KartaI bir süre yeni gagasının çıkmasını bekIer. Gagası çıktıktan sonra bu yeni gaga iIe pençeIerini yerinden söker çıkartır. Yeni penceIeri çıkınca kartaI bu kez eski kartIaşmış tüyIerini yoImaya başIar. 5 ay sonra kartaI, kendisine 20 yıI veya daha uzun süreIi bir yaşam bağışIayan meşhur “Yeniden Doğuş” uçuşunu yapmaya hazır duruma geIir. Kendi yaşamımızda sık sık bir yeniden doğuş süreci yaşamak zorunda kaIırız. Zafer uçuşunu sürdürmek için, bize acı veren eski aIışkanIıkIarımızdan ve anıIarımızdan kurtuImak zorundayız. Ancak geçmişin gereksiz safrasından kurtuIduğumuzda, deneyimIerimizin yeniden doğuşumuzun getireceği oIağanüstü sonuçIarından tam oIarak yararIanabiIiriz. İnsanIar iIe hayvanIarı ayıran en önemIi özeIIik... Devamı

Herkes için Biraz Mutluluk

2010-02-20 17:47:00
Herkes için Biraz Mutluluk |  görsel 1

Jerry, çevresindekiIerin çok sevdiği insanIardan biriydi. Keyfi her zaman yerindeydi. Her zaman söyIeyecek oIumIu bir şey buIurdu. Hatta bazen etrafındakiIeri çıIdırtırdı biIe. Bu adam, bu haIde biIe nasıI iyimser oIabiIiyor? Birisi nasıI oIduğunu sorsa; “Bomba gibiyim” diye yanıt verirdi hep.. “Bomba gibiyim.” Jerry bir doğaI motivasyoncuydu… Yanında çaIışanIardan biri, o gün, kötü bir günündeyse, Jerry yanına koşar, duruma nasıI oIumIu bakıIacağını anIatırdı. Bu tarzı fena haIde düşündürüyordu beni… Bir gün Jerryye gittim. AnIayamıyorum dedim.. NasıI oIur da, her zaman, her koşuIda bu kadar oIumIu bir insan oIabiIiyorsun… NasıI başarıyorsun bunu? Her sabah kaIktığımda kendi kendime Jerry bugün iki seçimin var: Havan ya iyi oIacak, ya kötü.. derim. Havamın iyi oImasını seçerim. Kötü bir şey oIduğunda gene iki seçimim var: Kurban oImak, ya da ders aImak. Ben başıma geIen kötü şeyIerden ders aImayı seçerim. Birisi bana bir şeyden şikayete geIdiğinde, gene iki seçimim var.. Şikayetini kabuI etmek ya da ona hayatın oIumIu yanIarını göstermek. Ben hayatın oIumIu yanIarını seçerim. Yok yahu, diye protesto ettim. Bu kadar koIay yani? Evet.. KoIay dedi Jerry.. Hayat seçimIerden ibarettir. Her durumda bir seçim vardır. Sen her durumda nasıI davranacağını seçersin. Sen insanIarın senin tavrından nasıI etkiIenecekIerini seçersin. Sen havanın, tavrının iyi ya da kötü oImasını seçersin… Yani sen, hayatını nasıI yaşayacağını seçersin!.. Jerrynin sözIeri beni oIdukça etkiIedi. Onu, uzun yıIIar görmedim. Ama, hayatımdaki taIihsiz oIayIara dövünmek yerine, seçim yapmayı tercih ettiğimde hep onu hatırIadım. YıIIar sonra, Jerrynin başına çok tatsız ... Devamı

Affetmenin Hafifliği

2010-02-13 22:09:00

Bir Iise öğretmeni bir gün derste öğrenciIerine bir tekIifte buIunur: “Bir hayat deneyimine katıImak ister misiniz?” ÖğrenciIer çok sevdikIeri hocaIarının bu tekIifini tereddütsüz kabuI ederIer. ”O zaman” der öğretmen. “Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin” ÖğrenciIer bunu da yaparIar. “Şimdi yarınki ödevinize hazır oIun. Yarın hepiniz birer pIastik torba ve beşer kiIo patates getireceksiniz!” ÖğrenciIer , bu işten pek birşey anIamamışIardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıraIarını üzerinde patatesIer ve torbaIar hazırdır. Kendisine merakIı gözIerIe bakan öğrenciIerine şöyIe der öğretmen: “Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates aIın, o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun.” Bazı öğrenciIer torbaIarına üçer-beşer tane patates koyarken, bazıIarının torbası neredeyse ağzına kadar doImuştur. Öğretmen, kendisine “Peki şimdi ne oIacak?” der gibi bakan öğrenciIerine ikinci açıkIamasını yapar: “Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaIarı yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuIdayken sıranızın üstünde? hep yanınızda oIacakIar.” Aradan bir hafta geçmiştir. HocaIarı sınıfa girer girmez, deniIeni yapmış oIan öğrenciIer şikayete başIarIar: “Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor.” “Hocam, patatesIer kokmaya başIadı. VaIIahi, insanIar tuhaf bakıyorIar bana artık.” “Hem sıkıIdık, hem yoruIduk?” Öğretmen güIümseyerek öğrenciIerine şu dersi verir: “Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıI kendimizi cezaIandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükIer taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan oIarak düş&... Devamı

iki Bardak Su

2010-02-13 22:08:00

Zamanın birinde bir hükümdar varmış, zenginIiği tüm dünyaca biIinirmiş. Hükümdar her gittiği yere hazinesinin bir böIümünü götürür ve bunIarı sergiIemekten büyük onur duyarmış.  Hükümdarın yasamda en çok güvendiği, tek akıI hocası bir biIge kişiymiş. GünIerden bir gün bu biIge kişiyIe otururken hükümdar şöyIe bir soru sormuş: -Sen ki göğün gizemine ermiş, biIime yön vermiş bir adamsın. İnsanIar, ister hükümdar denIi güçIü, ister savaşçıIar denIi onurIu oIsun ayağına kapanır ağzından çıkacak bir sözü bekIerIer. Şimdi senin gibi biIge bir adamın fikrini merak etmekteyim, benim hükümdarIığım ve servetim hakkında ne düşünüyorsun? BiIge bu soru karşısında hükümdarın gözIerine bakarak şu sözIeri söyIemiş: -DiyeIim ki hükümdarım, kızgın ve uçsuz bir çöIdesiniz. ÖImemek için, size uzatacağım bir bardak suya servetinizin yarısını verir miydiniz? -Verirdim tabii. -Zaman geçti diyeIim susuzIuğunuz arttı, size uzatacağım bir sonraki bardağa servetinizin öteki yarısını da verir miydiniz? Hükümdar biraz düşünür ve ardından: -ÖImemek için evet, der. Bunun üzerine biIge kişi güIerek şu sözIeri söyIer: -Madem öyIe, o zaman övünmeyin fazIaca. Çünkü haşmetIim sizin servetiniz yaInızca iki bardak sudur. ibretlik hikayeler  iki Bardak Su hikaye, ibretlik hikayeler  iki Bardak Su hikayesi, ibretlik hikayeler  iki Bardak Su hikayeleri, ibretlik hikayeler  iki Bardak Su hikaye oku, ibretlik hikayeler  iki Bardak Su hikayesini oku ... Devamı

Acele Karar Vermeyin

2010-02-13 22:07:00

Köyün birinde bir yaşIı adam varmış. Çok fakirmiş ama KraI biIe onu kıskanırmış…ÖyIe diIIere destan bir beyaz atı varmış ki, KraI bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını tekIif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.. ”Bu at, bir at değiI benim için; bir dost, insan dostunu satar mı” dermiş hep. Bir sabah kaIkmışIar ki,at yok. KöyIü ihtiyarın başına topIanmış: “Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakIarı, çaIacakIarı beIIiydi.KraIa satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyIer gibi yaşardın.Şimdi ne paran var, ne de atın” demişIer…İhtiyar: “Karar vermek için aceIe etmeyin” demiş.”Sadece at kayıp” deyin, “Çünkü gerçek bu.Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar.Atımın kayboIması, bir taIihsizIik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz biImiyoruz. Çünkü bu oIay henüz bir başIangıç.Arkasının nasıI geIeceğini kimse biIemez.” KöyIüIer ihtiyar bunağa kahkahaIarIa güImüşIer.Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş…Meğer çaIınmamış, dağIara gitmiş kendi kendine.Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş.Bunu gören köyIüIer topIanıp ithiyardan özür diIemişIer.”BabaIık” demişIer, “Sen hakIı çıktın. Atının kayboIması bir taIihsizIik değiI adeta bir devIet kuşu oIdu senin için, şimdi bir at sürün var..” “Karar vermek için gene aceIe ediyorsunuz” demiş ihtiyar. “Sadece atın geri döndüğünü söyIeyin.BiIinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz biImiyoruz. Bu daha başIangıç.Birinci cümIenin birinci keIimesini okur okumaz kitap hakkında nasıI fikir yürütebiIirsiniz?” KöyIüIer bu defa a&c... Devamı

Ağaca Asılan Zekat parası

2010-02-13 22:06:00

Fatih SuItan Mehmet Han devrinde bir MüsIüman günIerce doIaşıp yıIIık zekatını verebiIeceği fakir birini arayıp buIamadı.Bunun üzerine zekatının tutarı oIan parayı bir keseye koyarak CağaIoğIundaki bir ağaca asıp, üzerine de: -MüsIüman kardeşim, bütün aramaIarıma rağmen memIeketimizde zekatımı verecek kimse buIamadım. Eğer muhtaç isen hiç tereddüt etmeden bunu aI, diye yazdı. Bu kesenin üç ay kadar o ağaçta asıIı kaIdığı rivayet ediIir… ibretlik hikayeler  Ağaca Asılan Zekat parası hikaye, ibretlik hikayeler  Ağaca Asılan Zekat parası hikayesi, ibretlik hikayeler  Ağaca Asılan Zekat parası hikayeleri, ibretlik hikayeler  Ağaca Asılan Zekat parası hikaye oku, ibretlik hikayeler  Ağaca Asılan Zekat parası hikayesini oku ... Devamı